Beslenme Sözlüğü

Amino Asit: Proteinlerin yapı taşıdır. Kan dolaşımındaki amino asitler kasların ve diğer vücut dokularının onarımında ve hastalıklara karşı bağışıklığı güçlendirmede kullanılır.


Antijen: vücudun immün sistemini uyaran kötü olarak algılanan şeylerdir.


Antijenik : uyarıcı, dürtücü


Antioksidan: Vücuttaki oksidanlarla savaşıp onları yok eden, zararsız hale getirerek vücuttan atılmasını sağlayan kimyasal maddelere antioksidan adı verilir. Vitamin ve minerallerin güçlü antioksidan özellikleri vardır.


Bazal Metabolizma: Alınan besinlerin sindirilmesinden sonra, mutlak dinlenme anında, uyanık vaziyetten harcanan enerjidir. Özetle vücudun iç organlarının çalışması için ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır. Kişiden kişiye değişiklik gösterir. kas dokunuz ne kadar fazlaysa metabolizmanız da o kadar hızlıdır. Kas dokunuzu doğru beslenerek, spor yaparak artırabilirsiniz.


Buğday İntoleransı: Buğday gluten adlı bir protein içeriyor. Suçlu işte bu protein. “Protein” moleküllerinin parçalanması vücutta sindirim enzimlerinin yardımıyla olur. ama bazen, aynı yiyeceğin aşırı tüketilmesi bu enzimlerin yetersiz çalışmasına neden olabiliyor, o zaman bu yiyeceklerin içindeki gluten bağırsak duvarı mukozasını etkileyip zarar veriyor. kalın bağırsak geçirgen hale gelebiliyor ve bu protein molekülleri vücuda sızıp alerji yaratabiliyorlar.

Belirtileri: en çok görülen kabızlık, ishal, şişkinlik ve karın ağrısı. Ayrıca hapşırık nöbetleri, kaşıntı, döküntüler, gözlerin sulanması, burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı, mide bulantısı saman Nezlesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.


Detoksifikasyon: Vücudun toksinlerden arındırılmasıdır. normalde vücudumuz kendini temizleyip yenileyebilme özelliğine sahiptir. eğer vücudun başa çıkabileceğinden çok üstünde toksinle karşı karşıya gelirse detoksifikasyon yeteneği zayıflar yani toksinler vücutta birikmeye başlar.


Doğal Beslenme: Vücudumuzun maksimum derecede sağlıklı olabilmesi ve çalışabilmesi için gerekli besinleri yeterli miktarda almaktır.


Enzim: Bir kimyasal tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik maddeye enzim denir. Enzim yetersizliği hastalıkları genellikle enzimlerin sentezi ile ilgilidir. Enzimler aktif olmaları için belirli ısı ve ph derecesi isterler. Buradaki değişimler enzim aktivitesini durdurur.


Fermantasyon: fermantasyon ya da mayalama bir maddenin bakteriler, mantarlar ve diğer mikroorganizmalar aracılığıyla, genellikle ısı vererek ve köpürerek kimyasal olarak çürümesi olayıdır.


Histamin:Histamin insan hayatı için, bağışıklık sistemi için ve bir çok vücut faalliyeti için oldukça önemli bir bileşiktir. insan vücudunda doğal olarak üretilmektedir. aynı zamanda fermente edilmiş olan pek çok gıdada da bulunur.

Histamin İntoleransı: Histamin vücutta üretildikten ve gıdalarla alındıktan sonra hücre içinde depolanır. bazı enzimler tarafından yıkılır ve vücut için gerekli seviyeye ulaştırılır. Ancak gıdalar ile birlikte fazla alınırsa ve histamini yıkacak Enzimlerin yetersizliğinde histamin intoleransı oluşur ve yaklaşık 24 saat sonra içinde kaybolur.


Homosistein: Homosistein insan vücudunda normal olarak üretilen bir amino asittir ve vücutta yapılan pek çok maddenin yapımı esnasında kullanılır. kan homosistein düzeyi normalin üzerine çıktığı zaman damar yapısını hasara uğratmakta ve damar tıkayıcı mekanizmaları aktive etmektedir. Homosistein düzeyiniz çok yüksek ya yeterince B grubu vitamin almıyorsunuzdur ya da homosisteinin vücutta kullanılması esnasında işlev gören enzimlerde bir eksiklik vardır. ayrıca tiroid hormonlarında düşüklük de nedenler arasındadır.


Hormonlar: Çok hücreli organizmalarda salgı bezleri tarafından üretilen fizyoloji ve davranışı düzenlemek için organları harekete geçirerek sinyalleri veren maddelerdir. insan vücudu, vücuttaki hücreler ve dokular tarafından yaklaşık 50 farklı hormon üretir.


İrritable bağırsak sendromu (İBS): İBS karın ağrısı ve karında huzursuzluk, şişkinlik ve değişken dışkı formu, ishal ve kabızlık ile seyreden ve yaygın görülen bir durumdur.


Karbonhidrat: Vücudun ana enerji ve ısı kaynağıdır. iki şekli vardır:

-Basit karbonhidratlar (şeker)

Şeker, reçel, bal, gazlı içecekler, rafine yiyeceklerin çoğu

Bunlar hızlı salınan karbonhidratlardır; vücutta hızla emilip kana karışır, kan şekerini hızlı bir biçimde yükseltir.

-Kompleks Karbonhidratlar (nişasta)

Tahıllar, sebze, meyve, ekmek, patates, makarna. bunlar yavaş emilen karbonhidratlardır, kana daha geç karışırlar.


Şeker ve nişastanın doğal rafine şekli vardır doğal hali daha sağlıklıdır.

Meyve ve sebzeler doğal şekerin bulunduğu yerlerdir.

Kuru baklagiller kompleks karbonhidratlardır (nişastalalar). ayrıca işlemden geçmemiş tahıllar ve tüm tahıllarla yapılan yiyecekler de bu gruba örnektir.


Kolestrol: Kolestrol beyin, sinir sistemi, karaciğer ve kan başta olmak üzere vücut dokularının bir parçasıdır. Karaciğer tarafından üretilir. Hormonlar, D vit ve safra suyunun yapımında önemli rolü vardır. İki tür kolestrol vardır:

HDL (iyi kolestrol)

LDL (kötü kolestrol)


Laktoz İntoleransı: Laktoz inek sütünün içinde doğal olarak bulunan bir şeker türüdür. normalde bu şeker bağırsaklar içinde üretilen laktoz adlı bir enzim tarafından sindirilir. bazı kişilerde bu enzim doğuştan eksiktir. Bazılarında da yaşamlarının ileriki bir döneminde ameliyat, bağırsak enfeksiyonu ve yaşlanma nedeniyle enzimin üretimi çok azalır. bazı insanlarda sütün içindeki laktoz mayalanma sırasında parçalandığı için yoğurt dokunmuyor.

Belirtileri: İshal, şişkinlik, gaz

Bazı kişiler keçi ve koyun sütünü tolere edebiliyor.


Leaky Gut (Geçirgen Bağırsak Sendromu): Bağırsak mukozası deforme olarak adeta bir elek gibi olmakta ve geçirgen hale gelmektedir. bağırsak geçirgenliğinin artmasıyla birlikte normalde vücuda geçmemesi gereken zararlı partiküllerin (sindirilmemiş proteinler, gluten, lektinler, bakteriler, virüsler, toksinler vs.) bağırsak bariyerini aşarak vücuda geçmesi kolaylaşır. Bağırsak geçirgenliği bozulunca vücuda giren zararlı partiküller bağışıklık sistemini alarma geçirir. Normalde kanda bulunmaması gereken bu partikülleri bağışıklık sistemi yabancı bir cisim olarak algılar ve bunlarla mücadeleye girişir. Geçirgen hale gelen bağırsak duvarından sindirilmeden kana geçen protein yapısındaki moleküller gıda alerjisine ve duyarlılıklarına oto immun hastalıklar da dahil olmak üzere birçok kronik enflamatuvar hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.


Lif: Tahıllarda, meyve ve sebzelerde bulunan nişasta olmayan bir karbonhidrat türüdür.


Mikrobiyata: Bedenimizi bizimle paylaşan, sindirim sistemimize yerleşmiş trilyonlarca mikroorganizma.


Mineraller: Mineraller sağlığımız için gerekli olan inorganik madelerdir. Bunlar; Kalsiyum, magnezyum, demir, fosfor, potasyum, sodyum, çinko, krom, manganez, selenyum, iyot, flor’dur.


Oksidan (serbestradikal): Vücutta enerji açığa çıkması için, nefesle aldığımız oksijen gereklidir. Ancak oksijenin aynı zamanda tehlikeli bir yanı da vardır. Vücuttaki biyokimyasal reaksiyonlarda dengesiz hale gelip çevredeki molekülleri okside edebiliyor, hücrenin yapısını bozabiliyor. Bu okside olmuş moleküllere oksidan adı verilir. Oksidanlar (serbest radikaller) vücudumuz için en tehlikeli toksinlerdir. Kanser, damarsal yapı bozuklukları ve yaşlanmaya neden olurlar.


Oksitosin: Bağlanma, bağ kurma hormonudur.


Protein: Proteinler çok sayıda ve çeşitli amino asitlerin birleşmesinden oluşan bileşiklerdir. vücudun karbonhidrat veya yağdan protein yapması mümkün olmadığından dışarıdan protein alınması elzemdir.

Hayvansal ve bitkisel kaynaklı 2 çeşit protein vardır. Yediğimiz proteinler sindirim sisteminde parçalanır ve kana amino asit olarak geçer.

Proteinler enerji sağlamanın yanı sıra büyüme, gelişme, yıpranan hücrelerin yenilenmesi için de gereklidir.


Probiyotik: Sağlık için faydalı olan bağırsağın dost bakterileridir.


Prebiyotik: Bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaları (bakteri) besleyen, sindirilemeyen bileşiklere Prebiyotik besinler denir. Aktif halde olmayan bakterilerin aktif hale gelmesini sağlarlar. genellikle bitkilerde bulunur.


Sibo: İnce bağırsaklarda olması gerekenden fazla sayıda bakteri üremesine sibo deniz.

Trigliserid: yapısında üç yağ asidi bulunan yağlara tirgliserid denir. Trigliseridler kanımızda dolaşırlar. kandaki düzeylerinin yükselmesi kalp ve damar sağlığını olumsuz etkiler.


Toksin: Toksin zehir demektir. Vücudumuza zararlı etkileri olan, sağlığını bozan herhangi bir madde toksin olabilir.

Toksinler hem vücudumuzda üretilir, hem de dışarıdan alınır. vücutta metabolizma sonucu açığa çıkarlar, dışarıdan da soluyarak, yiyerek, fiziksel temasla alırız.

Toksinler ilk olarak karaciğere gelir, burada çeşitli kimyasal reaksiyonlardan geçerek atılmaya hazır hale gelir. ardından böbreklerden idrar, bağırsaklardan dışkı, deriden ter yoluyla dışarı atılır. bu organlar görevlerini tam yerine getiremezlerse toksinler vücuttan tam olarak atılamaz ve birikmeye başlar. Bu durumun da genel sağlığımız üzerine olumsuz etkisi vardır. cildimizde döküntü, sivilce, egzama, bağ ağrısı, öksürük, stres, depresyon, halsizlik, yorgunluk, sindirim ve bağışıklık sistemi bozuklukları olur.

Alerjilerin en büyük sebeplerinden biri olarak gösterilir.

Vitaminler: Vitaminler bazı yiyeceklerde bulunan, çoğu vücudumuzda üretilmeyen, vücutta özel biyokimyasal reaksiyonlar için gerekli olan, küçük miktarlarda (miligram ve mikrogram) ihtiyaç duyduğumuz organik maddelerdir.

İki tip vitamin vardır:

Yağda çözülen: A, D, E, K

Suda çözünen: B grubu ve C vitaminleri suda çözünen vitaminler vücutta depolanmaz. bu yüzden bu vitaminleri yiyeceklerle almamız gerekir, yetersizliğinde takviye olarak alınmalıdır.

Yağlar: En ekonomik enerji kaynağıdırlar. Yağlar, yağ asitlerinden oluşur. Yağlar hayvansal ve bitkisel olarak 2 gruba ayrılır. Hayvansal yağlar katı; bitkisel yağlar sıvı haldedir. bir de sıvı yağların basınç altında ısıtılmasıyla margarin denen yağ grubu oluşturulur. ancak bu işlemden geçen yağın yapısı bozulur ve trans yağ haline geçer. Trans yağlar sağlığa zararlıdır.

Omega 3 ve omega 6 zorunlu alınması gerekli yağ asitleridir, vücutta üretilmezler.


Lokal Hareket Nedir?

Bilinçli birer tüketici olma yolunda bize ışık tutan yerli düşünce liderlerini, kültür gözlemcilerini, hikaye anlatıcılarını, üreticileri, yaratıcıları, kreatif beyinleri, genç girişimcileri, bilim insanlarını, uzmanları, şifacıları, toplumsal fayda sağlayanları ve herşeyden öte kişisel keşif yolculuğunda olanları bir araya getiriyoruz. 

içerikler sana gelsin!

Aramıza Hoşgeldin!

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • Pinterest