Sürdürülebilir Sohbetler: Raw Perceptions

Lokal Hareket ekibi olarak sürdürülebilir moda markalarıyla tüketiciyi buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yavaş modayı desteklerken, tüketiciye alternatif sunmak, üretici ve tüketici arasında köprü olabilmek en değerli hedeflerimizden biri. Markaları daha yakından tanımanız, markaların şeffaflıklarını sizlerle buluşturabilmemiz için marka kurucularıyla buluşuyoruz. Hem kurucuların kendi farkındalık hikayelerini hem de markalarının hikayelerini dinliyoruz.


“Sürdürülebilir Sohbetler” serimiz herkese ilham olsun!



“Raw Perceptions, empoze edilen kalıplara karşı kendi yollarını çizmeye cesaret eden aynı zamanda çevreci bireylerden oluşan bir toplum yaratmayı hedefleyen ve sorumlu bir yaklaşımla çevre dostu ürünler sunan sürdürülebilir bir markadır.”


Raw Perceptions’ın kurucusu Doğukan Olgun kimdir? Bize kendinden ve farkındalık hikayenden bahseder misin?


Sanırım bu soruya tutkularımdan bahsederek başlamak en doğrusu. Güçlü ve kalıcı bir izlenim oluşturmaya iş hayatımda hep önem verdim. Ajans hayatına küçüklüğümden beri ilgim vardı. Los Angeles’ta aldığım eğitim sonrası kendi ülkemde markaların dijital dünyadaki yerini kuvvetlendiren bir ajans kurdum. Çekimlere olan ilgimin yanı sıra gün geçtikçe tüketime dayalı olan toplumda var olması gereken sürdürülebilirlik düşüncesi ilgimi çekmeye başladı. Ardından 24 yaşında Raw Perceptions’ı kurdum. Hedefim, sürdürülebilir şartlar altında yaptığım üretim modelini diğer markalarında örnek almasını sağlamak ve tüketici tarafında, e-ticaret sektörünün Dünya’ya verdiği negatif etkiyi minimuma indiren bir farkındalık yaratmak.



Raw Perceptions’ın hikayesini ve oluşum sürecini bizlerle paylaşır mısın?


Benim fikrime göre hiçbirimiz sürdürülebilir düşüncelerle doğmuyoruz. Bu bir yaşam tarzıdır yani sonradan kazanılabilir. Dijitalleşen dünyada, insanın doğaya verdiği zararlar gün geçtikçe daha çok ortaya çıktı. Ben de bir süre sonra kayıtsız kalamadım ve bu durumla mücadele etmek için bir marka çatısı altında Raw Perceptions ailesini yaratmaya karar verdim. Logomuz olan Pangea kıtaların 300 milyon yıl önce birbirinden henüz ayrılmamış halini, yani birlik ve beraberliği temsil eder. Raw Perceptions kelime anlamı ise el değmemiş ham algılardır.




Genç bir girişimci olarak, hangi ihtiyaç ve motivasyon sayesinde sürdürülebilir moda markası oluşturma kararı verdin?


Dürüst olmak gerekirse belirli bir süre kendimi bir moda markası olarak konumlandırmadım. Hedefim bir aile yaratmaktı. Fakat yaptığımız projelerinde sürdürülebilir olması önemli. Bu sebepten modaya uyum sağlamak için maksimum efor sarf ediyorum. Benim en büyük motivasyonum yaptığım işi sunuş biçimimdi. Bir içerik üreticisi olarak markamı hayal ettiğim gibi sunmak, sosyal medya üzerinden takipçilerimle paylaşmak ve uluslararası anlamda birçok ülkedeki içerik üreticilerinden destek almak beni hep ayakta tuttu. Ailemiz her geçen gün büyüyor.


Tüketim çılgınlığı hakkında düşüncelerini bizlerle paylaşır mısın? Şu anki sistemi, sürdürülebilir moda markalarına teşvik ederek değiştirmek mümkün mü?


Tüketimin verdiği zararlar artık kalıcı hale gelmiş durumda. İnsanlara doğaya çöp atmak yanlıştır dedikçe çevre kirliliğinin daha çok arttığını gözlemledim. Zaten vakıflar bu durumlarla yıllardır mücadele etmeye çalışıyor. Ben bu olaya farklı bir pencereden bakıyorum. İnsanın kendi yaşadığı evreni mutlu edebilmesi, kendi öz mutluluğundan geçer. Tutkularını takip eden ve hedefleri doğrultusunda yaşayan insanların çevreye ve topluma karşı daha duyarlı olduğunu görüyorum. Bu sebep Rp ailesi olarak her zaman bize dayatılan kalıpları yıkmak ve sorumluluk sahibi bir bakış açısıyla kendi yolumuzu çizmenin önemini destekliyoruz. Sürdürülebilir moda markası olmanın, bu ideolojiyi destekleyen bir marka hikayesi ile birleşmedikçe tüketici toplum üzerinde bir etkisi olacağına inanmıyorum.





Raw Perceptions’ın gelecek koleksiyon ve projelerinden bahseder misin?


Bu yaz çıkacak olan koleksiyonumuz için çok heyecanlıyım. Organik boyalardan üretilen yeşil ve mavi renklerimiz için ayrı ayrı iki farklı vakıfla anlaşmalar yaptık. Yeşil renkli ürünlerimizin içerisinde ÇEKÜL Vakfı ile yaptığımız anlaşma doğrultusunda, bir çocuğun bir yıllık çevre koruma eğitim masrafını karşıladığımız sertifikalar yer alacak. Mavi renkli ürünlerimizin içerisinde ise TURMEPA Vakfı ile yaptığımız anlaşma doğrultusunda, satılan ürün başına 1600 litre deniz suyunun temiz kalmasını sağlayan bağış sertifikaları yer alacak. Bilinçli bir marka olmanın aksiyon almaktan geçtiğine inanıyoruz.


Son olarak, senin bakış açında daha sürdürülebilir bir dünya nasıl mümkün?


Öncelikle bir ütopya yaratmamak lazım. Dünya’da plastiğin yok olması ve endüstrinin durması ne yazık ki mümkün olmayacak. Fakat bilinçli bir toplum yaratmak ve sorumluluk sahibi bir yaşam tarzına sahip olmak mümkün. Aslında her şey tüketicinin elinde. Talep olmadan arz gerçekleşmez. Bence burada yapılması gereken en önemli hareket, endüstrinin verdiği zararlarla umutsuzca savaşmak yerine, o ürünleri satın alan tüketicinin algısını değiştirmek. Ancak o zaman bu mücadeleyi kazanabilir ve gelecek nesle güzel bir Dünya bırakabiliriz.












Lokal Hareket Nedir?

Bilinçli birer tüketici olma yolunda bize ışık tutan yerli düşünce liderlerini, kültür gözlemcilerini, hikaye anlatıcılarını, üreticileri, yaratıcıları, kreatif beyinleri, genç girişimcileri, bilim insanlarını, uzmanları, şifacıları, toplumsal fayda sağlayanları ve herşeyden öte kişisel keşif yolculuğunda olanları bir araya getiriyoruz. 

içerikler sana gelsin!

Aramıza Hoşgeldin!

  • Facebook
  • Instagram