Sürdürülebilir Kozmetiğin İhtiyacı Sizsiniz!
- Çağla Bingöl

- 25 May 2021
- 3 dakikada okunur
Sürdürülebilirlik hayatımızın her alanında olduğu gibi konu kozmetik olduğunda da hem ürünleri arz eden markaların hem de talep eden müşterisinin gündeminde.
Kıyafetlerini, ev eşyalarını, belki arabasını vb. sürdürülebilir ve yeşil markalardan tercih eden müşteriler konu kozmetik olunca neden farklı düşünsün ki?
Ama sürdürülebilirlik, iş kozmetik endüstrisi gibi hem lüksü seven, hem hızlı tüketilen hem de
cildimiz kadar duyularımıza da hitap etmesi gereken bir alana gelince biraz zorlaşmaya başlıyor. Geçtiğimiz günlerde Nil ve Amber ile Lokal Hareket’in Lokal TV’si için yaptığımız söyleşide bana soruları bu oldu.
Kozmetikte sürdürülebilirlik nasıl olur?
Bunun üzerine düşünürken öncelikle bu konularla az çok ilgilenen çoğu kişinin aklına gelebilecek
maddeleri bir kenara koydum. Çevre bilincine sahip bir üretim, atık yönetimi, geri dönüşüme uygun ve olabildiğince az ambalaj kullanımı, etik çalışma koşulları, çalışan mutluluğu bildiğimiz konular. Ama bunlar yeterli mi? Çünkü Amber’inde de söyleşide dediği gibi çok fazla segmentin, ürün tipinin, markanın olduğu bir sektör kozmetik. Ayrıca her an karşımıza yepyeni bir trend çıkabiliyor.
İşte O Anda Devreye Siz Giriyorsunuz.
O nedenle sürdürülebilirlik ve kozmetiğin buluştuğu noktada müşterinin bilinçlenmesi büyük önem taşıyor. Sektörden biri olarak sorumluluğu müşteriye attığımı düşünmenizi istemem. Ama üretici de olsak sonuç olarak hepimiz başka sektörlerin tüketicileriyiz aslında. Mesela şu an her ağzını açtığında sürdürülebilir olmaktan bahseden ve tüm iletişim kampanyasını bunun üzerine kuran bir fast fashion markanın 4-5 katlı mağazasına girip aynı sezonda 20-30 çeşit farklı tshirtü askıda
görmek bana pek de samimi gelmiyor. Eğer Green Washing ’e kanmayacaksam o zaman ben de daha bilinçli olacağım. Karşı durduğum değerlere paye vermeyeceğim. Tamam bu seferlik alayım demeyeceğim.
Bunu giyim anlamında yapmak belki daha kolay. Önce bu sezon neye ihtiyacım var ve ihtiyacım olmasa da kendimi almadan tutamayacağım birkaç parça nedir ona karar verip ona göre alışverişimi yapabilirim. Tabii yine sürdürülebilirlik bilinci yüksek bir markayı seçebilirim. Peki konu güzellik olunca bu bilinçli tüketim sorumluluğundan muaf mıyız? Hayır. O zaman birkaç ilke belirlemekte fayda var.
İşte size önerilerim:
Cildiniz hakkında bilinçlenin.
Hiç kimse sizin ihtiyacınızı sizden daha fazla düşünmez. O zaman
kendi cildinizi iyi tanımak en önemli ve ilk adım olmalı. Böylece doğru ürünü satın alabilirsiniz.
Çok mu ucuz, çok mu pahalı? Şunu kavramamız lazım ki; doğru bir üretim sürecinden geçmiş, geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmış, iyi hammadde kullanmış, çalışanlarının hakkını vermiş hiçbir ürün kozmetik, giyim ya da gıda veya ev eşyası olsun çok ucuz olamaz. Ucuz bir ürün alıp onu kenara atabilme kolaycılığını tekstil kadar kozmetikte de reddetmek önemli.
Ambalaja kanmayın.
Biliyorum gün sosyal medya günü, biliyorum çoğu ürünün ambalajı “Shelfie” karelerinde çok güzel duruyor. Ama kullandığınız ürünün asıl ihtiyacı milenyum pembe şişe değil, eğer içinde bozulacak içerik varsa onu koruyacak özel bir şişe. Hatta aldığınız bir ürünün gereksiz fazla ambalaj ziyanına neden olduğunu düşünüyorsanız bunu onlara söylemelisiniz. Yurtdışında sosyal medya aracılığı ile bunu yapan birçok bilinçli kozmetik müşterisi görüyoruz.
Uzmanına sorun.
Bir ürün hakkında markadan, eczane uzmanlarından, satış temsilcilerinden, sosyal medya kanallarından bilgi almaya çekinmeyin. Çünkü tüm bu insanlar sattıkları ürün hakkında her özelliğe hakim olmak zorunda (belirli aralıklarla hepsi bu konularda eğitim ekiplerinden uzun uzun eğitimler alıyorlar) Sonra notunuzu alıp bir de internet üzerinden kendi araştırmanızı yapın. Eş dost tavsiyesini de bir kenara bırakın. Mümkünse bir sorununuz olmasa da cilt tipinizi tanımak için bir kere de olsa dermatologların kapısını çalın, hatta bu sırada bir de ben kontrolü yaptırın. Güzellik rafınınızı, dolabınızı, çekmecenizi sık sık detoksa sokun. Böylece bir daha satın alırken daha bilinçli davranabilirsiniz.
Eğer cildinizde spesifik olarak hedef alınması gereken bir problem yoksa en basit bir rutinde
bulunması gerekenler temizleyici+nemlendirici+güneş koruyucu. Güneş koruyucuyu erken yaşta
kullanmaya başlayarak cildinizi koruyabilir, ileride daha çok ürün kullanmak zorunda kalmaktan
kaçınabilirsiniz.
Organik demek her zaman en sürdürülebilir seçenek demek değil maalesef bunu da unutmamak gerek. Ama o da bir başka yazının konusu olsun.



Really enjoyed the behind-the-scenes perspective in this post. Many people see the final portrait but don't realize how much planning goes into lighting, positioning, and creating a comfortable environment for the subject. The way you explain the setup and the small adjustments that shape the final image helps beginners understand that good studio portraits are usually the result of patience and thoughtful preparation rather than just pressing the shutter. Posts like this are helpful for anyone trying to learn the process step by step. When people write about creative work or share detailed experiences like this, clear storytelling also matters, which is why some students working on personal statements or creative reflections sometimes look for a Premium University Application Essay…
Reading the post made me think about how beauty products connect with the environment. I once wrote a small school essay on eco-friendly habits, and it changed how I look at daily products. I used Affordable Health Care Assignment writing services in the UK while researching related health topics for a project, and it helped me stay focused. It feels important to remember that small choices in what we use can shape a cleaner and healthier future.
Ücretsiz rastgele görüntülü gabile chat ve gabile sohbet uzun zamandır romantik bağlantılar arayan kişiler için popüler bir çevrimiçi alan olmuştur.https://gabilessohbet.blogspot.com/