Sürdürülebilir Kozmetiğin İhtiyacı Sizsiniz!

Sürdürülebilirlik hayatımızın her alanında olduğu gibi konu kozmetik olduğunda da hem ürünleri arz eden markaların hem de talep eden müşterisinin gündeminde.


Kıyafetlerini, ev eşyalarını, belki arabasını vb. sürdürülebilir ve yeşil markalardan tercih eden müşteriler konu kozmetik olunca neden farklı düşünsün ki?

Ama sürdürülebilirlik, iş kozmetik endüstrisi gibi hem lüksü seven, hem hızlı tüketilen hem de

cildimiz kadar duyularımıza da hitap etmesi gereken bir alana gelince biraz zorlaşmaya başlıyor. Geçtiğimiz günlerde Nil ve Amber ile Lokal Hareket’in Lokal TV’si için yaptığımız söyleşide bana soruları bu oldu.


Kozmetikte sürdürülebilirlik nasıl olur?


Bunun üzerine düşünürken öncelikle bu konularla az çok ilgilenen çoğu kişinin aklına gelebilecek

maddeleri bir kenara koydum. Çevre bilincine sahip bir üretim, atık yönetimi, geri dönüşüme uygun ve olabildiğince az ambalaj kullanımı, etik çalışma koşulları, çalışan mutluluğu bildiğimiz konular. Ama bunlar yeterli mi? Çünkü Amber’inde de söyleşide dediği gibi çok fazla segmentin, ürün tipinin, markanın olduğu bir sektör kozmetik. Ayrıca her an karşımıza yepyeni bir trend çıkabiliyor.


İşte O Anda Devreye Siz Giriyorsunuz.

O nedenle sürdürülebilirlik ve kozmetiğin buluştuğu noktada müşterinin bilinçlenmesi büyük önem taşıyor. Sektörden biri olarak sorumluluğu müşteriye attığımı düşünmenizi istemem. Ama üretici de olsak sonuç olarak hepimiz başka sektörlerin tüketicileriyiz aslında. Mesela şu an her ağzını açtığında sürdürülebilir olmaktan bahseden ve tüm iletişim kampanyasını bunun üzerine kuran bir fast fashion markanın 4-5 katlı mağazasına girip aynı sezonda 20-30 çeşit farklı tshirtü askıda

görmek bana pek de samimi gelmiyor. Eğer Green Washing ’e kanmayacaksam o zaman ben de daha bilinçli olacağım. Karşı durduğum değerlere paye vermeyeceğim. Tamam bu seferlik alayım demeyeceğim.


Bunu giyim anlamında yapmak belki daha kolay. Önce bu sezon neye ihtiyacım var ve ihtiyacım olmasa da kendimi almadan tutamayacağım birkaç parça nedir ona karar verip ona göre alışverişimi yapabilirim. Tabii yine sürdürülebilirlik bilinci yüksek bir markayı seçebilirim. Peki konu güzellik olunca bu bilinçli tüketim sorumluluğundan muaf mıyız? Hayır. O zaman birkaç ilke belirlemekte fayda var.


İşte size önerilerim:


Cildiniz hakkında bilinçlenin.

Hiç kimse sizin ihtiyacınızı sizden daha fazla düşünmez. O zaman

kendi cildinizi iyi tanımak en önemli ve ilk adım olmalı. Böylece doğru ürünü satın alabilirsiniz.

Çok mu ucuz, çok mu pahalı? Şunu kavramamız lazım ki; doğru bir üretim sürecinden geçmiş, geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmış, iyi hammadde kullanmış, çalışanlarının hakkını vermiş hiçbir ürün kozmetik, giyim ya da gıda veya ev eşyası olsun çok ucuz olamaz. Ucuz bir ürün alıp onu kenara atabilme kolaycılığını tekstil kadar kozmetikte de reddetmek önemli.


Ambalaja kanmayın.

Biliyorum gün sosyal medya günü, biliyorum çoğu ürünün ambalajı “Shelfie” karelerinde çok güzel duruyor. Ama kullandığınız ürünün asıl ihtiyacı milenyum pembe şişe değil, eğer içinde bozulacak içerik varsa onu koruyacak özel bir şişe. Hatta aldığınız bir ürünün gereksiz fazla ambalaj ziyanına neden olduğunu düşünüyorsanız bunu onlara söylemelisiniz. Yurtdışında sosyal medya aracılığı ile bunu yapan birçok bilinçli kozmetik müşterisi görüyoruz.


Uzmanına sorun.

Bir ürün hakkında markadan, eczane uzmanlarından, satış temsilcilerinden, sosyal medya kanallarından bilgi almaya çekinmeyin. Çünkü tüm bu insanlar sattıkları ürün hakkında her özelliğe hakim olmak zorunda (belirli aralıklarla hepsi bu konularda eğitim ekiplerinden uzun uzun eğitimler alıyorlar) Sonra notunuzu alıp bir de internet üzerinden kendi araştırmanızı yapın. Eş dost tavsiyesini de bir kenara bırakın. Mümkünse bir sorununuz olmasa da cilt tipinizi tanımak için bir kere de olsa dermatologların kapısını çalın, hatta bu sırada bir de ben kontrolü yaptırın. Güzellik rafınınızı, dolabınızı, çekmecenizi sık sık detoksa sokun. Böylece bir daha satın alırken daha bilinçli davranabilirsiniz.


Eğer cildinizde spesifik olarak hedef alınması gereken bir problem yoksa en basit bir rutinde

bulunması gerekenler temizleyici+nemlendirici+güneş koruyucu. Güneş koruyucuyu erken yaşta

kullanmaya başlayarak cildinizi koruyabilir, ileride daha çok ürün kullanmak zorunda kalmaktan

kaçınabilirsiniz.


Organik demek her zaman en sürdürülebilir seçenek demek değil maalesef bunu da unutmamak gerek. Ama o da bir başka yazının konusu olsun.

Lokal Hareket Nedir?

Bilinçli birer tüketici olma yolunda bize ışık tutan yerli düşünce liderlerini, kültür gözlemcilerini, hikaye anlatıcılarını, üreticileri, yaratıcıları, kreatif beyinleri, genç girişimcileri, bilim insanlarını, uzmanları, şifacıları, toplumsal fayda sağlayanları ve herşeyden öte kişisel keşif yolculuğunda olanları bir araya getiriyoruz. 

içerikler sana gelsin!

Aramıza Hoşgeldin!

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • Pinterest