Bilinçli Öneriler #2

Bu hafta keşfettiğim ve izlemekten keyif aldığım bir videoyu paylaşıyorum. Seni "sen" yapan şey ne? Sorusunu bu platformda bulunan herkese soruyoruz. Bu soruyu bir de felsefe açısından ele almak keyifli oldu.

Bir de farkında olmanızı istediğim güncel bir haberden bahsedeceğim bugün. İklim krizi gibi tüm dünyayı etkileyen büyük ölçekli problemler konu olduğunda her birimizin kafasında bir yabancılaşma hissi canlanıyor biliyorum. Madem konuya felsefeden girdik, işte tam da bu konularda düşünen ve bu hisse bir isim veren filozof Timothy Morton'ı da anmak gerektiğini düşünüyorum. Toplumsal ölçekli, anlamlandıramadığımız ve tam olarak kavrayamadığımız büyüklükte gerçekleşen olaylara "hyperobjects" adını vermiş Timothy Morton. İşte bugün sizinle bir hyperobject haberi paylaşacağım. Bu konuda bireysel olarak ne yapabiliriz tam olarak bilmemekle beraber, durumdan haberdar olmak, kendi hayatımızda uygulayabileceğimiz küçük adımlar atmak, çevre kirliliğine sebep olan firmaları bilmek ve onlara katkı sağlamamak benim aklıma gelen ilk seçenekler. Daha fazla önerisi olanların yorumlarını da mutlulukla yayınlamak isterim.

Bahsedeceğim konu okul bölgelerinde ölçülen hava kirliliği ile ilgili. Greenpeace'in bununla ilgili yayınladığı rapora bu linkten ulaşabilirsiniz. Aşağıda ise yayından dikkat çekici bir paragraf paylaşıyorum. Her şeye rağmen mücadeleyi bırakmamak ve tek bir kişinin bile bir fark yaratabileceğini anlatan üzücü ama ders çıkartılacak bir hikaye olmuş.


Bu konuda kişisel deneyimimi de anlatmak isterim. Liza'nın doğduğu yıl Bağdat Caddesinde yaşıyorduk. "Kentsel dönüşüm" ün göbeğinde 3 tarafı inşaatla çevrili bir apartman dairesinde her gün korkunç derece inşaat tozuna maruz kaldığımızı idrak edip Akatlar bölgesine taşınmadan önce o evde 1 yıl geçirdik. Ve Liza 7 aylıkken durup durupken krup diye korkunç bir hastalık geçirdi. Dönüp baktığımda o hastalığın yepyeni akciğerlere sahip bir bebeğin maruz kaldığı ve anlaşılmaz derecede yoğun bir şantiyeye çevrilen Bağdat Caddesi bölgesinde yaşadığı için olduğunu biliyorum. Liza bir şekilde atlattı ve vücudunda kalıcı bir hasar olmadığını umuyoruz ancak kronik hastalıkları olsun olmasın tüm çocukları bu hava kirliliğine sebep olan, insan hayatı öncesinde inşaat hayatını önemseyen yönetmeliklere karşı korumamız gerektiğini hatırlatıp sizi araştırma sonuçlarıyla baş başa bırakıyorum...

Hava kirliliği, sadece Türkiye’nin sorunu değil. Hava kirliliği tüm dünyada ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor. Bunun son somut göstergelerinden biri de Ella Kissi-Debrah davasıdır. Bu dava, hava kirliliğinin dünya genelinde çocukları nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Dokuz yaşındaki Ella, ailesiyle birlikte Londra’da, hava kirliliğinin yıllık yasal sınırları sürekli aştığı, anayola yakın bir yerde yaşıyordu. Ella her sabah okula anayol boyunca yürüyerek gidiyordu ve ne kendisi ne de ailesi, araçların toksik emisyonlarının Ella’ya verdiği zararın farkındaydı. Ella, kronik solunum yolu sorunları yaşıyordu ancak hiç kimse ailesine, evlerinin etrafındaki hava kirliliğinin Ella’nın sağlığını ölümcül yönde etkileyeceğini söylemedi.4 Ella, 2013 yılı Şubat ayında astım nöbeti geçirerek hayatını kaybettiğinde dokuz yaşındaydı. 2014 yılında İngiltere’de yapılan ölüm nedeni soruşturmasında, hava kirliliği bir faktör olarak görülmedi. Soruşturmada sadece akut solunum yetmezliğinden öldüğü sonucuna ulaşıldı. Ancak daha sonra Ella’nın annesi, insan hakları avukatlarından hava kirliliğinin önemli bir faktör olduğunu öğrendi. Bilimsel kanıtlar, Ella’nın ölümünden iki gün önce hava kirliliği seviyelerinin büyük oranda arttığını gösterdi.5 Rosamund Kissi-Debrah, kızının ölümüne ilişkin yeni bir incelemenin yapılması için yıllarca mücadele ettikten sonra davanın tekrar açılmasını sağladı. Emsal bir kararla mahkeme, 2020 yılının Aralık ayında “Ella’nın yüksek hava kirliliğine maruz kalmanın etken olduğu astım nedeniyle öldüğü” kararını verdi.6 Bu karar, yerel ve merkezi yönetimlerin aşırı hava kirliliği sorunu ile başa çıkamadığını bir kez daha ortaya koyuyordu. “Clean Air in London” (Londra’da Temiz Hava) kampanyası, hükümeti harekete geçirmek için bir “Ella Yasası” çağrısı yapıyor.7 Bu karar, hükümetlerin toksik hava emisyonlarını önlemek için yeterli önlemleri almamaları nedeniyle hava kirliliğini yaşam hakkı ihlali ile doğrudan ilişkilendirebilir ve Paris’ten İstanbul’a kadar okul bölgelerindeki temiz hava davalarının önünü açabilir.

Lokal Hareket Nedir?

Bilinçli birer tüketici olma yolunda bize ışık tutan yerli düşünce liderlerini, kültür gözlemcilerini, hikaye anlatıcılarını, üreticileri, yaratıcıları, kreatif beyinleri, genç girişimcileri, bilim insanlarını, uzmanları, şifacıları, toplumsal fayda sağlayanları ve herşeyden öte kişisel keşif yolculuğunda olanları bir araya getiriyoruz. 

içerikler sana gelsin!

Aramıza Hoşgeldin!

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter
  • Pinterest